Hadi Ben Kreşe Gidiyorum

Yer: Tokyo, Tarih: 2 Mart 2012

Bugünlerde hayatımdaki değişimlere ben bile ayak uyduramaz oldum. Sıradaki büyük gelişme kreş! Bugünden itibaren, annemle babamın işe gittiği saatlerde kreşe gideceğim. Kreş aramakla geçen yaklaşık 2 ay sonrasında süper tatlı bir kreş bulduk. Adı PoPoLa… İnsanın aklına kazınan acayip de bir şarkısı var, babam sıyırdı misal bozuk plak gibi çevir çevir aynı tıngırtı. Resmen gına geldi! Hayır sözlerini anlayıp, doğru dürüst söylese neyse. Popora, popora gerisi yok. Minik Kurbağa’dan sonra ikinci işkence bana… Neyse yakında ben sözlerini öğretirim artık.

Kreşim evle aynı binada bir kere. Evden çıkar çıkmaz karşımızda. Öğretmenlerim de çok şekerler. Kendi yaşıtlarım henüz yok ama. Hep benden büyük abiler, ablalar var. Şimdilik bir tek öğretmenlerimle zaman geçirebiliyorum. Ama keyifli geçtiğini söyleyebilirim ilk günlerin… Yaşıtım arkadaşlarım da geldikçe daha da eğlenceli olacağı kesin. Beklemedeyiz!

Advertisements

Evim Evim, Yeni Evim

Yer: Tokyo, Tarih: 1 Mart 2012

Merhaba herkese. Bugün sizinle son gelişmeleri yepyeni evimden paylaşıyorum. Ev aramaktan gına gelmişti bir süre önce hatırlarsınız. Neyse ki bizimkiler bir karar verebildi de yeni eve taşınabildik. Bugün yeni evdeki ilk günümüz, her yer bir yerde ama güzel görünüyor.

Yeni ev bir kere eski eve göre kocaman! İçinde rahat rahat fink atabiliyorum. Bir de kendi bahçemiz var. Havalar güzel olduğunda havuz istiyorum ortaya! Yaz gelsin çok eğleneceğimiz kesin. Ama şimdilik içeride takılıyoruz. Babam içeride bana kocaman bir şato da yaptı. Oyuncaklarımla arada şatoya kaçıyorum. Çok keyifli oluyor.

Bu arada unuttum söylemeyi. Evin en güzel yanı kreşten 10 metre uzakta olması. Evden çıkıyoruz arada pıt pıt iki adımda kreşteyiz. Annem bıraksa ben tek başıma bile giderim. O kadar yakın… Hehe arkadaşlarım acayip kıskanacaklar. Çatlayın nihahaha!

Neyse millet, hepinizi bekliyorum artık! Bundan böyle tam zamanlı Tokyo’dayım. Yalnız bırakmayın, çıkın gelin!

 

Hasta Etmeyin Beni…

Yer: Hamamatsu – Tarih: 26 Ocak 2012

Ve huzurlarınızdayım, salya sümük, aksır tıksır!

Evet evet, hasta ettiler beni! Şu kadar zaman hasta olmayan ben, bu kreş arama, ev bakma sevdasına hasta oldum… Ama belliydi! Bir anne-baba bir kreşe, bir eve haftalar boyu nasıl karar veremez, nasıl bulamaz, nasıl beğenemez! Hasta ettiniz beni işte! Neyse ki, önemli bir şeyim yok. Babama çekmişim fırt fırt burnum akıyor, kıs kıs tıksırıyorum. Ama anneannem müthiş lezzetli bir sıvıyla geldi dün! Öksürük şurubuymuş… Bana kalırsa yaşam iksiri! Bu ne lezzettir. Bıraksalar şurupçu olur, kafayı bulurum!

Arayan Derviş…

Yer: Tokyo – Tarih: Aralık 2011 – Ocak 2012 arası bir dönem (bir kaç haftasonu üst üste)

Millet yine ben, merhaba…

Son görüşmemizde Tokyo’daydım, yine Tokyo’dayım. Hatta bu sıralar soğuk falan umursamadan hemen her hafta sonu Tokyo’dayım. Ailecek kreş diye bir şey arıyoruz bana… Ya anlamıyorum, neymiş bu kreş sevdası? Nedense her hafta sonu bir başka okula bakıp, sonra da o okula yakın yerlerde yeni ev arıyoruz!? Neden okula gitmem gerektiğini çözemedim. Kreş denilen şey okul mu yoksa? Yoksa daha başka bir şey mi?

Daha yeni ev gördük. Bahçeli, aydınlık, 2 katlı şirin bir yer… Yaşasak ya orda! Yok, olmazmış! Neymiş kreşte bana yer yokmuş! Ya kocaman yerde bit kadar bana yer nasıl olmaz! Bir de anlamadığım neden ev baktığımız! 3 – 4 ayrı kreşi gördük, buralara yakın evleri de, hatta daha öncesini de hesaba katalım kreşlerle ilişkisi olmayan yerleri de gezdik bol bol. E seçin işte birini… Ne kararsız anne-babasınız yahu, siz seçemiyorsanız ben seçiyorum!

Kyodo’daki 3LDK evin alt katındaki kreş güzel. Hem ev de kreşe yakın olur böylelikle! Amma naz yaptınız, hadi bakayım, biraz benden örnek alın, hızlı karar verin!

 

Rüzgar Gibi Geçti…

Tarih: 2 Ekim 2011, Yer: Tokyo

İki hafta kadar önce, sanırım 18 Eylül’dü babaannemle buluşmamız…

Daha önce ekranda görür gibi olduğum halüsinasyon sandığım babannem gerçekten buraya geldi… Bir bavul dolusu cici yollayıp, üstüne de bir bavul da yeni cicilerle gelmiş… Hamamatsu moda haftası mı var acaba benim bilmediğim? Her gün bir diğerini giyiyorum, ama giy giy bitmiyor, ne güzel!

Keşke bitmeyen kıyafetler gibi zaman olsaydı… Şarkılar, danslar, keyıfli uykular, banyolar ve kucaktan taşan sevgiyle unutulmaz bir iki hafta geçti… Babam nasıl anlaşacaklar korkusundan bir ara kafayı yiyecekti sanki ama, annem, babannem, anneannemle, dedem ve hatta Aççan olağan üstü uyumluydular. Ayrılmamız çok zor oldu, son ana kadar gülücükler içindeydik.

Bir sonraki sefere Ankara’da buluşalım tamam mı? En kısa sürede yeniden buluşmak üzere babanne! Seni çok seviyoruz ve şimdiden özledik bile…

Hoşgeldin Lale…!

Tarih: 1 Ekim 2011, Yer: Tokyo

Bugün tarihe not düşülecek ne çok şey var böyle…

Önce Tokyo’yada kalabalığa karışıp, Ülkü Hala’mla buluşma ve ilk alışveriş çılgınlığım; ve şimdi de Lale’nin aramıza katılışı… Evet Seda Teyze ile Yuki Amca’nın senaryoyu yazıp ve yönetimenliğini üstlendiği, Türk – Japon ortak yapımı “Küçük Lale” aramıza katıldı bugün… Londra diye bir yerde, sabah 09:46’da birazcık da başına iş açarak doğdu benim ilk arkadaşım… O da benim gibi hem Türk, hem Japon…!

Paylaşacak çok şeyimiz olduğuna eminim! Canım arkadaşım Dış Dünya’ya hoşgeldin! Burası içeriye kıyasla epey farklı bir yer haberin olsun… Öyle her istediğinde yemek yok, gaz gibi bir dert ve altta kocaman bir pufidik arada ıslanan bir şey var bu hayatta… Uyarayım şimdiden!

Sabırsızlıkla buluşacağımız günü bekliyorum Lalechan!

Tokyo’ya Geldim, En Nihayet!

 

Tarih: 30 Eylül 2011, Yer: Tokyo

Tokyo’daki evimize 30 Eylül 2011’de ilk kez geldim! Burası çok şirin, küçük ve mis gibi kokan bir yer… Her yerde annemin yaptığı Lush ürünleri serpili… Burayı çok sevdim, aynı benim gibi küçücük!

Ya benim aklım çok karıştı aslında. Önce Hamamatsu’da kaldım 40 gün kadar, sonra Kosaka’da 1 hafta, şimdi de Tokyo. Babaannem bir tane de Ankara’da var dedi… Benim evim neresi anlayamadım… Her yerde yatağım, her yerde oyuncağım var… Ben bunları biraz düşüneyim en iyisi…

Tarih: 30 Eylül 2011, Yer: Tokyo
Tokyo’daki evimize 30 Eylül 2011’de ilk kez geldim! Burası çok şirin, küçük ve mis gibi kokan bir yer…
Her yerde annemin yaptığı Lush ürünleri serpili… Burayı çok sevdim, aynı benim gibi küçücük!
Ya benim aklım çok karıştı aslında. Önce Hamamatsu’da kaldım 40 gün kadar, sonra Kosaka’da 1 hafta,
şimdi de Tokyo. Babaannem bir tane de Ankara’da var dedi…
Benim evim neresi anlayamadım… Her yerde yatağım, her yerde oyuncağım var… Ben bunları biraz düşüneyim en iyisi…